• BIST 100

    15446,37%1,25
  • DOLAR

    43,27% 0,22
  • EURO

    50,19% -0,10
  • GRAM ALTIN

    6374,59% -0,30
  • Ç. ALTIN

    10426,81% 0,75

GENÇLER DIŞ DÜNYADAN EVE SIĞINIYOR!

‘Ev genci’ olgusunun, gençlerin sosyal hayattan çekilerek evde kalmayı tercih ettiği bir tabloya neden olduğunu belirten uzmanlar, bu durumun son yıllarda Türkiye’de de giderek arttığını söylüyor.

Yaşam 30.10.2025 14:51:00
GENÇLER DIŞ DÜNYADAN EVE SIĞINIYOR!

‘EV GENÇLERİ’ ARTIYOR!

‘Ev genci’ tanımının, sadece işsiz veya öğrenci olmayan gençleri değil, aynı zamanda dijital dünyaya fazlaca yönelmiş, sosyal etkileşimleri sanal ortama taşımış gençleri de kapsadığını aktaran Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Bu gençler genellikle, ‘dışarıda olmak’ fikrinin kaygı, başarısızlık korkusu ya da değersizlik duygularını tetiklediğini söylüyor.” dedi. Pandemi, ekonomik belirsizlik ve toplumsal başarı baskısı gibi etkenlerin gençleri içe kapanmaya iterken, dijital dünyanın kısa süreli bir kaçış alanı yarattığını kaydeden Aydın, uzun süreli izolasyonun, özgüven ve sosyal beceriler üzerinde kalıcı izler bırakabildiğine vurgu yaptı.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, gençlerin sosyal hayattan çekilerek evde kalmayı tercih etmesine yol açan psikolojik ve toplumsal nedenleri, bu durumun sonuçlarını ve çözüm yollarını anlattı.

‘Dışarıda olmak’ fikri kaygı, başarısızlık korkusu ve değersizlik duygularını tetikliyor!

‘Ev genci’nin temelde sosyal, akademik ya da mesleki hayattan büyük ölçüde çekilmiş, günlerinin çoğunu evde geçiren gençleri tanımlamak için kullanılan bir kavram olduğunu ifade eden Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Psikolojik açıdan bu durum, sosyal izolasyon, motivasyon kaybı ve öz yeterlik inancında azalma ile karakterizedir.” dedi.

Japonya’da ‘hikikomori’ olarak adlandırılan bu tablonun, artık Türkiye’de de gözle görülür biçimde arttığına dikkat çeken Aydın, “Bu gençler genellikle, ‘dışarıda olmak’ fikrinin kaygı, başarısızlık korkusu ya da değersizlik duygularını tetiklediğini söylüyor. Bu nedenle ev, bir ‘güvenli alan’ haline geliyor. Fakat uzun vadede bu güvenli alan, farkına varılmadan bir psikolojik kapana dönüşebilir.” şeklinde konuştu.

Genç dış dünyayı ‘imkânların değil, yetersizliklerinin aynası’ gibi görüyor!

‘Ev genci’ tanımının, sadece işsiz veya öğrenci olmayan gençleri değil, aynı zamanda dijital dünyaya fazlaca yönelmiş, sosyal etkileşimleri sanal ortama taşımış gençleri de kapsadığını aktaran Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Son yıllarda bu durumun artışında üç önemli faktör öne çıkıyor. Pandemi dönemi evde kalmayı normalleştirdi. Sosyal etkileşim kaslarımız zayıfladı. Ekonomik belirsizlik, gençlerde ‘ne yapsam da işe yaramıyor’ duygusunu güçlendirdi. Toplumsal başarı baskısı, özellikle sınavlar, iş bulma kaygısı ve mükemmeliyetçilik, bazı gençleri geri çekilmeye itti.” açıklamasını yaptı.

Artık birçok genç için dış dünyanın, ‘imkânların değil, yetersizliklerinin aynası’ gibi hissedildiğini dile getiren Aydın, bu nedenle içe kapanmanın, bir tür duygusal savunma mekanizması haline geldiğini kaydetti. 

Farklı faktörler gençlerin evde kalmasına neden olabiliyor! 

Bir gencin uzun süre evde kalmayı tercih etmesine yol açan başlıca durumlara değinen Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, şunları söyledi:

“Psikolojik olarak; kaygı bozuklukları, depresyon, özgüven eksikliği ve başarısızlık korkusu ön plana çıkıyor. Özellikle sosyal anksiyetesi olan gençler, topluluk içinde olmayı tehdit olarak algılar. Bazı gençler için ise ‘denemektense hiç başlamamak’ daha güvenli gelir. Ayrıca aşırı koruyucu veya eleştirel ebeveyn tutumları, bireyin ayrışma sürecini zorlaştırır. İşsizlik, geçim kaygısı, eğitim fırsatlarındaki eşitsizlik gibi faktörler, genci çaresizlik hissine sürükler. Sosyal medya ve oyunlar, kısa süreli haz sağlayarak gerçek yaşamla bağ kurmayı erteler. Bir genç oyun dünyasında başarılı olabiliyorken, okulda veya işte kendini yetersiz hissediyorsa, zihni doğal olarak daha az tehditkâr alana yani sanal ortama yönelir.”

Uzun süreli evde kalma, beynin sosyal etkileşimle ilgili ağlarını da pasifleştiriyor! 

Bu durumun ilerleyen yaşlarda kalıcı bir sosyal çekilme ya da mesleki uyumsuzluk riskini artırabileceğini vurgulayan Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Araştırmalar uzun süreli sosyal izolasyonun özgüven, planlama becerisi ve duygusal dayanıklılık üzerinde kalıcı izler bırakabileceğini gösteriyor.” dedi.

Japonya’daki ‘hikikomori’ üzerine yapılan bir araştırmaya değinen Aydın, “Bu gençlerin önemli bir kısmının 30’lu yaşlarında bile sosyal hayata yeniden entegre olmakta zorlandığı bulunmuştur. Türkiye’de de benzer risk mevcut. Uzun süreli evde kalma, sadece sosyal çevreyi değil, beynin sosyal etkileşimle ilgili ağlarını da pasifleştiriyor. Bu da ileride iş hayatına uyum sağlama, ekip çalışması yürütme veya ilişkiler kurma becerilerini zorlaştırıyor. Kısacası, bu durum bir ‘tembellik’ değil, zamanında ele alınmazsa sosyal ve mesleki uyum sorununa dönüşebilen bir psikolojik donma halidir.” uyarısında bulundu.

‘Ev genci’ olmak bir son değil, yardım eli uzatıldığında çözülebilir!

Bu süreçte ailelerin bazı hatalar yapabildiğine işaret eden Uzman Klinik Psikolog Cumali Aydın, “Aileler, ‘Bu kadar da tembellik olmaz’, ‘bir işe gir de kendine gelirsin’ gibi baskılarda bulunabiliyor. Bu tür yaklaşımlar, gencin çekilme nedenini ortadan kaldırmaz; aksine utanç duygusunu büyütür.” dedi. 

Doğru yaklaşımın, gencin neden geri çekildiğini anlamaya çalışmak, onu zorlamak yerine küçük sosyal adımlar atması için teşvik etmek olduğunun altını çizen Aydın, sözlerini şöyle tamamladı:

“Psikolojik destek açısından ise bir uzman desteği alınabilir. Unutmamak gerekir ki ‘ev genci’ olmak bir son değil, yardım eli uzatıldığında çözülebilen geçici bir duraktır. Gencin yeniden sosyal hayata katılması, baskıyla değil; güven, anlayış ve küçük başarı deneyimleriyle mümkün olur.”

 

YEME BOZUKLUKLARI VAKA ÖRNEKLERİYLE ELE ALINDI

TZOB: BU UYGULAMADAN VAZGEÇİLMELİDİR

VR TERAPİYLE KORKULAR AŞILABİLİYOR!

AKCİĞER HASTALIKLARI SON YILLARDA HIZLA ARTIYOR!

DERİ SEKTÖRÜNÜN ROTASI: İTALYA

ELEKTRONİK SİGARALAR AKCİĞER KANSERİNE NEDEN OLUYOR!

PET İZMIR 2026 FUARI 8 OCAK’TA AÇILIYOR

LAHANA TURŞUSU TOK TUTUYOR!

“HİND RAJAB’IN SESİ” FİLMİNİN ADANA GÖSTERİMİ

ZAYIFLIK TAKINTISI HAYATI TEHDİT EDİYOR!

DSİ’DEN KURAKLIĞA KARŞI ÖNLEM

KALBİNİZİ SOĞUKTAN KORUYACAK 10 ALTIN ÖNERİ

KASTAMONU ENTEGRE’YE İSO YEŞİL DÖNÜŞÜM ÖDÜLÜ

HALK EKMEK’TEN ÇÖLYAK HASTALARINA YENİ YIL HEDİYESİ

“SAVUNMA DÖNEMİ ANTEP KARTPOSTALLARI” SERGİSİ AÇILDI

ANTALYA’DA “BESLENME VE RADYOTERAPİ” HASTA OKULU

"B ÜLKELERİNDE 476 ÜRÜNÜMÜZ ‘KUSURLU’ BULUNDU"

KAN BAĞIŞINDA REKOR: 3 MİLYON ÜNİTE

BAHŞİŞ VE SERVİS ÜCRETİNDE YENİ BİR MODEL

YAPAY ZEKA KONFORU PSİKOLOJİK RİSKLER BARINDIRIYOR!

BURUNDAKİ YAPISAL BOZUKLUKLAR SİNÜZİT RİSKİNİ ARTIRABİLİR

ÇİĞDEMOĞLU’NDAN “GÖĞSÜNÜN TAM ORTASINDA”

YILIN İLK KITAP FUARI, ADANA’DA AÇILIYOR!

ZEYTIN VE ZEYTINYAĞI SEKTÖRÜNDE GÜÇLER URGE PROJESI’NDE BIRLEŞTIRILECEK

TZOB: ÇKS KAYDI İÇİN SON GÜN 31 ARALIK 2025

SOĞUK HAVA ASTIM ATAKLARINI TETİKLİYOR!

ANKARA KALESİ TARİHİ DOKUSUNA KAVUŞTU

‘OYUN OYNAYAN ÇOCUK HAYATA HAZIRLANIR’

DOĞAL GAZ KULLANIRKEN BUNLARA DİKKAT!

ANKARA’NIN KÜLTÜREL MİRASI VE KORUMA POLİTİKALARI

Yükleniyor

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 18 13 1 4 27 43
2.FENERBAHÇE A.Ş. 18 12 0 6 26 42
3.TRABZONSPOR A.Ş. 18 11 2 5 14 38
4.GÖZTEPE A.Ş. 17 9 3 5 12 32
5.BEŞİKTAŞ A.Ş. 17 8 4 5 8 29
6.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 18 7 6 5 10 26
7.SAMSUNSPOR A.Ş. 18 6 4 8 2 26
8.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 18 6 6 6 -6 24
9.KOCAELİSPOR 18 6 7 5 -3 23
10.CORENDON ALANYASPOR 18 4 5 9 0 21
11.GENÇLERBİRLİĞİ 18 5 9 4 -3 19
12.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 17 4 7 6 -4 18
13.TÜMOSAN KONYASPOR 17 4 8 5 -8 17
14.KASIMPAŞA A.Ş. 18 3 8 7 -10 16
15.HESAP.COM ANTALYASPOR 18 4 10 4 -15 16
16.ZECORNER KAYSERİSPOR 17 2 6 9 -17 15
17.İKAS EYÜPSPOR 17 3 10 4 -14 13
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 18 2 13 3 -19 9